Blog

Çocuğunuzda internet bağımlılığı var mı?


İNTERNET BAĞIMLILIĞI

İnternet günlük yaşamımızda vazgeçilmez bir ihtiyaç haline gelmiştir. Her alanda kullandığımız internetin inanilmaz derecede faydalı bir araç olduğu inkar edilemez bir gerçektir. İnternet bir iletişim aracı, bir bilgi aracı, bir paylasım aracıdır. Fakat bununla birlikte dikkat etmemiz gereken birçok zararı da vardır. Bu nedenle her zaman için, sadece, bizlere faydalı olacak ve günlük hayatımızda avantaj sağlayacak derecede kullanılmalıdır. Eğer kontrol edilemeyen ve giderek artan, aşırı derecede bir kullanım olursa ve bununla beraber internet kullanımı, kişinin; psikolojik, sosyal, okul ya da iş yaşamında zorluklara neden olursa o zaman endişelenecek bir durum var demektir ve bir internet bağımlılığı söz konusudur.

İnternet bağımlılığı her yaşta ve cinsiyetteki bireylerde görülebilen fakat diğer bağımlılıklarla kıyaslandığında daha erken yaşlarda başlayan bir rahatsızlıktır. Özellikle 12-18 yaşları riskin en yüksek olduğu dönemlerdir ve Türkiye’de 12- 18 yaş aralığındaki ergenlerin yüzde 3.6’sının (Yeşilay’ın uluslararası hakemli, akademik dergisi olan Addicta’da yer alan araştırmaya göre) internet & teknoloji bağımlısı oldugu saptanmıştır. Yüzde 21.8’inin ise internet bağımlılığının sınırında oldugu bulunmustur. Bu rakamlar fazlasiyla yüksektir ve internet bağımlılığının ozellikle bu yaşlar arasinda sık görülen ve tedavisi gerekli bir rahatsızlık olduğunu söylemektedir. Aynı zamanda internet bağımlılığının erkeklerde kızlara göre 2-3 kat fazla olduğu da bilinmektedir.

Peki internet bağımlılığı kendini nasıl belli eder ve ne gibi sonuçlara yol açar?

Asağıda internet bağımlılığı için ilk ciddi tanı ölçütlerini olusturan Young’un İnternet Bağımlılığı Tanı Ölçütleri bulunmaktadır.

1. İnternet ile ilgili așırı zihinsel uğraș (sürekli olarak interneti düșünme, internette yapılan aktivitelerin hayalini kurma, internette yapılması planlanan bir sonraki etkinliği düșünme, vb)

2. İstenilen keyfi almak için giderek daha fazla oranda internet kullanma ihtiyacı duyma

3. İnternet kullanımını kontrol etme, azaltma ya da tamamen bırakmaya yönelik bașarısız girișimlerin olması

4. İnternet kullanımının azaltılması ya da tamamen kesilmesi durumunda huzursuzluk, çökkünlük ya da kızgınlık hissedilmesi

5. Bașlangıçta planlanandan daha uzun süre internette kalma

6. Așırı internet kullanımı nedeniyle aile, okul, iș ve arkadaș çevresiyle sorunlar yașama, eğitim veya kariyer ile ilgili bir fırsatı tehlikeye atma ya da kaybetme

7. Bașkalarına (aile, arkadașlar, terapist, vb) internette kalma süresi ile ilgili yalan söyleme

8. İnterneti problemlerden kaçmak veya olumsuz duygulardan (örn: çaresizlik, suçluluk, çökkünlük, kaygı) uzaklașmak için kullanma.

Çok genel olarak bakarsak, bu kriterlerden 5 veya fazlasına olumlu yanıt veren bireylerin normal internet kullanımdan çıkıp patolojik internet kullanımında bulunduğunu söyleyebiliriz. Fakat, sadece maddere bakarak birinin internet bağımlısı olup olmadığını kesin olarak söylemek yanlış olur ve 8 kriteri birden olumlu yanıtlayan kullanıcılar bile ‘işim gereği’ veya ‘herkes kullanıyor’ şeklinde semptomlarını maskeleme çabası gösterebilmektedir. Bu yüzden çocuğunuz Bilgisayar/İnternet bağımlılığı belirtileri gösteriyorsa, profesyonel bir danışmana başvurulmalıdır. Bu maddeler disinda internet bağımlılığı; Akademik başarıda düşüş, kişisel sorunlar, aile ve okul sorunları, zamanı idare etmede başarısızlık, uyku bozuklukları, yemek yememe, aktivitelerde azalma, internet arkadaşları dışında izolasyon…vb. gibi sosyal alanlarda şikayetler şeklinde de kendisini gösterebilir.

Peki bireyler neden internete bağımlı hale gelir? İnternete bağımlı olan insanlara bir bütün olarak bakıldığında, bu kişilerin gerçek dünyayla pek ilgilenmediğini görebiliriz. Bunun sebebini yapilan araştırmalarla açıklayabiliriz: Bulunan sonuçlara göre; reel yaşamda yalnızlık hissi arttıkça, sanal sosyalleşme ve sanal paylaşım da bir o kadar artış göstermektedir. Yani sosyal ortamlarda tatmin edici ilişkiler bulamayan ya da ilişkilerini geliştiremeyen, yalnızlık duygusu çeken bireylerin, bu olumsuz duygulardan kaçabilmek için sanal ortamlardaki paylaşımları ile sosyalleşmeye çalıştıklarını söyleyebilriz. İnsanlar sosyal varlıklar oldukları için sosyal yönlerini bir şekilde tatmin etmek zorundadırlar. Aidiyet duygusu ve yakın bir çevreye sahip olma hissi insanın en güçlü ihtiyaçlarındandır. (Ümmet, D., & Ekşi, F., 2016). Fakat bu çok tehlikeli bir döngu haline gelebiliyor çünkü başta dediğimiz gibi birey gerçek hayattan dahada çok kopabiliyor, interneti kullandıkca daha az sosyal aktivitede bulunabiliyor ve reel hayattaki yanlızlık hissi bununla beraber artıyor. Buna karşılık olarak sanal ortama daha cok alışıyor ve kendini orada daha kolay bir şekilde ifade edebilir durumuna geliyor.

Ek olarak, internet bağımlılığında eşlik eden sosyal fobi ya da depresyon gibi başka psikiyatrik bozukluklar da olabiliyor. Böyle bir durumda, bu eşlik eden rahatsizlık internet bağımlılığının hem sebebi hem de sonucu olabilir. Örneğin, kişinin erken yaşlarda internet başında uzun süre zaman geçirmesinin dikkat eksikliği gelişmesinde etken olduğu görülmektedir ;ancak aynı zamanda hiperaktivitenin varlığı internet bağımlılığının gelişmesinde de risk faktörü olarak görülmektedir.

Doğru internet kullanımı nasıl olmalidir?

Öncellikle 2 yaşından küçük çocukların internet, tv, tablet, cep telefonu ve bilgisayarla karşılaşması uygun değildir. Okul öncesi yaş grubu için günde 30 dakikayı geçmeyecek şekilde ekran maruziyeti önerilir. Bu ‘ekran’ tanımına televizyon ekranı da dahildir. Bu yaş grubu çocuklarda fazla ekran maruziyeti özellikle dil bilişsel gelişim ve sosyal gelişim başta olmak üzere, tüm gelişim basamaklarında geriliğe neden olabilmektedir. İlköğretimin ilk 4 yılında ödev haricinde oyun ve eğlence için günlük en fazla 45 dakika – 1 saat zaman ayrılmalıdır. Sonraki yıllarda hafta sonu daha esnek olmakla birlikte günde 1-2 saat kullanım uygundur. Lise çağında da günlük 2-3 saat yeterlidir. Bu saat birimlerine uyuldugunda, birey icin internet faydalı ve sağlıklı bir araç olur.

Ebeveynleri olarak ilk tepkisi tamamen ekrandan uzak kalma yöntemi olsa da, çocuğunuza internet kullanımını yasaklamayın. Çünkü günümüzde internet çoğu çocuğun sosyal hayatının önemli bir parçasıdır ve en basta belirtiğimiz gibi günlük hayatımızın kaçınılmaz bir ihtiyaci haline gelmistir. Onun yerine doğru internet kullanımı teşvik edilmelidir, çocuklarla birlikte çevrimiçi olarak ziyaret edebileceği sitelere ve neler yapabileceklerine yönelik teşvik edici aile kuralları belirlenmesi yararlı olabilir. Kurallar, her gün belirli bir süre bilgisayardan uzak durmak, ödevleri bitirinceye kadar internette gezinmemek, sohbet odalarına veya çevrimiçi yetişkin içerikli sitelere girmemek, şeklinde olabilir. Aynı zamanda bilgisayarı açıkta tutup, evin ortak kullanım alanlarından birine kurmak da cok faydalı olabilir.

Mümkün olduğunca çocuğun; sinema, tiyatro, müze gibi sosyal aktivitelere ve spor faaliyetlerine zaman ayırması için ortam hazırlanmalı ve arkadaşları ile internet dışında iletişim kurması icin firsatlar sunulmalıdır.

Öne çıkan Yazılar
Arşiv
Beni Takip Edin
  • Grey Facebook Icon
  • Grey Google+ Icon